Duyurular

Karabulut

Ele Alınan Sorunlar              :           Grup Dışına İtilme

Uygulanabilecek Yaş Grubu :           6-14

Çok ama çok uzak diyarlardan birinde yemyeşil ovaları, yağmurlu ılık havası ve mutlu insanlarıyla huzur dolu bir ülke varmış. Bu ülkenin toprakları o kadar verimliymiş ki; her sene ekilen tohumlar iki kez ürün verir, nehirleri gürül gürül akarmış. İnsanlar bolluk içinde yaşarlarmış.

Günlerden bir gün, Kara Bulut bu mutlu ülkenin topraklarını sulamak için verimli ovaların üzerine geldiğinde kendi tarlasında çalışmakta olan çiftçilerden biri:

–        “Hay Allah ! Yine yağmur yağacak. Hemen kaçmalıyım.” demiş.

Kara Bulut çiftçinin neden ondan kaçtığına bir anlam verememiş ama bir yandan içinde biriktirdiği yağmur damlalarını ovalara bırakırken bir yandan da çiftçiyi gözetlemeye başlamış. Çiftçi koşar adımlarla köyüne yönelirken Kara Bulut da onu takip etmiş.

Köyün üstüne geldiğinde insanların sağa sola kaçıştığını, bazılarının şemsiyelerini açarak ondan korunmaya çalıştığını görünce bu duruma çok içerlemiş.

Onlar için biriktirdiği tüm yağmur damlaları bitince hızla Yüce Dağ’a doğru yola koyulmuş. Yüce Dağ onun en sevdiği arkadaşıymış. Onunla sık sık sohbet eder, bazen oradan oraya koşuşturup yorulduğunda tepesine oturup dinlenirmiş. Köylülerin ondan kaçması onu çok üzdüğünden yine Yüce Dağ’ın tepesine oturup onunla dertleşmeye başlamış.

  • Neden Yüce Dağ neden? Ben onlara faydalansınlar diye bıkmadan usanmadan yağmur damlaları biriktirmeme rağmen neden onlar benden korunmaya ve kaçmaya çalışıyorlar?

O sırada oradan geçmekte olan bir beyaz Bulut hemen lafa atılmış:

–    Tabii ki senden korkup kaçarlar. Şimşeklerinle, yağmurlarınla onları hem korkutuyorsun hem de ıslatıyorsun. Hatta senin yüzünden bizi de sevmez oldular. Köyün üzerinde şöyle bir kol kola dans etmek için toplansak güneşlerini kapatıyoruz diye bizden de şikâyet ediyorlar. demiş.

Kara Bulut bu duruma daha da içerlemiş ve Yüce Dağ’ın tepesinden inerek en kuytu bir vadiye saklanmış ve bir daha köye gitmemeye yemin etmiş.

Köylüler Kara Bulut ortalarda görünmeyince bu duruma çok sevinmişler. Güneşin ve kuru havanın keyfini sürerek, günlerini eğlenceyle geçirmeye başlamışlar.

Günler haftaları kovalamış ve uzun süre yağmur alamayan topraklar kuruyup çatlamış, ekinler boyunlarını bükmüş ve köyde kıtlık baş göstermiş. Bütün köylüler birleşip birkaç damla su için yalvarmaya başlamışlar.

Kara Bulut vadide saklandığı yerde köylülerin bu yakarışlarını duymasına rağmen yerinden hiç kıpırdamıyormuş. Yüce Dağ bile onu ikna edememiş.

Köylüler son çare olarak Bilge Dede’ye başvurmaya karar vermişler. Bilge Dede köylülere;

  • “Sizler kendi keyfiniz için ona sırt çevirdiniz. Güneşin ısısına da yağmurun serinliğine de ihtiyacınız olduğunu unuttunuz. Güneş, toprak ve suyu birbirinde ayıramazsınız.” demiş.

Köylülerin hepsi boyunlarını bükerek;

  • “Üzgünüz. Özür dileriz.” demişler.

Kafalarını kaldırıp gözleriyle Kara Bulut’u özlemle ararlarken ilk yağmur damlası ulaşmış yanaklarına… sonra bir tane daha ve bir tane daha…

O günden sonra her yağmur yağdığında “Kara Bulut” şenliklerle karşılanmış bütün köyde…

 

Her türlü hakkı Uzm.Ped.Hakan Emanetoğlu’na aittir. Kaynak gösterilmeden kullanılamaz.

 

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*

designed by Elma Web Tasarım Stüdyosu | Tüm Hakları Saklıdır. ©2020 hakanemanetoglu.com