Duyurular

Kaplumbağa Ailesi

Eski zamanlardan birinde, koskocaman ovaların, yemyeşil ağaçların, gürül gürül akan nehirlerin olduğu bir ülke varmış. Ormanın ta içlerinde birlikte çok mutlu bir hayat yaşayan Kaplumbağa Ailesi yaşıyormuş. Anne kaplumbağa ve iki yavru kaplumbağa birlikte çok güzel vakit geçiriyormuş.

Anne kaplumbağa çocuklarını çok seviyormuş ama onları ormandaki tehlikelerden korumak için hep birlikte anne kaplumbağanın kabuğunda yaşamalarını istiyormuş. Önceleri bu durum yavru kaplumbağaların da çok hoşuna gitmiş. Ancak abla kaplumbağa büyüdükçe anne kaplumbağanın kabuğunun içinde sıkışmaya başlamış. Bu sıkışıklık nedeniyle zaman zaman öfkeleniyor ve hiç istemediği halde anne kaplumbağaya ve kardeş kaplumbağaya öfkeleniyormuş. Gerçi kendisi de bu durumdan çok hoşnut değilmiş. O öfkelenince anne kaplumbağa ve kardeş kaplumbağanın üzüldüğünü görüp o da çok üzülüyormuş. Bir gün anne kaplumbağa ailesinin artık üzülmemesi için hep birlikte Bilge Baykuş’a gitmeyi teklif etmiş.

Bilge Baykuş ormanın en büyük ağacının dalında yaşayan, çocukları çok seven ve onlarla çeşitli oyunlar oynayan çok eğlenceli biriymiş. Kaplumbağa ailesi, Bilge Baykuş’un yaşadığı ağacın altına geldiğinde ona seslenmişler:

  • “Merhaba Bilge Baykuş. Biz artık birbirimizi üzmek istemediğimizden sana akıl danışmak istiyoruz.” demiş.

Bilge Baykuş

  • “Hoş geldiniz. Uzaktan sizin geldiğinizi gördüm. Ama ben sizi tek kişi sanıyordum” demiş.

Anne Kaplumbağa

  • “Evet . Ben çocuklarımın yol boyunca zarar görmemesi için kendi kabuğumun içinde getirdim.”demiş

Bilge Baykuş hafifçe gülümseyerek

  • “Her anne gibi siz de çocuklarınızın bir zarar görmemesi için çabalıyorsunuz. Ama onların da artık büyüdüğünü ve kendi kabukları içinde yaşamayı öğrenmeleri gerektiğini anlamanız lazım.”demiş.

Anne Kaplumbağa

  • Ama ben onları kendi hallerine bırakırsam kendi başlarının çaresine bakamazlar ki!

Bilge Baykuş

  • “Böyle düşünmekte haklı olduğunuzu düşünüyorsunuz. Bunu anlıyorum. Ancak birgün çocuklarınız yalnız yaşamak zorunda kalacaklar ve her zaman siz onların başında olmayacaksınız. O zamana kadar yavrularınızın da tek başlarına yaşamayı öğrenmeleri gerekir.” demiş.

Abla Kaplumbağa

  • Evet Bilge Baykuş. Ben artık kendi kabuğumda yaşamak istiyorum. Çünkü annemim kabuğunda kendimi çok güvende hissetmeme rağmen hep annemle hareket etmek zorunda kalıyorum. Oysa kendi kabuğumda olsam ormandaki tavşan, sincap ve diğer hayvan arkadaşlarımla rahatlıkla oynayabilir ve onlarla beraber programlar yapabilirim.

Bilge Baykuş

  • “Her ikinizin de haklı olduğu konular var aslında… O zaman belki ortak bir çözüm oluşturabiliriz.” demiş.

Anne Baykuş merakla Bilge Baykuş’u dinliyormuş.

Bilge Baykuş

  • “Eve döndüğünüzde evin etrafındaki çeşitli ağaçlara bazı işaretler koyun. Abla Kaplumbağa kendi kabuğuna geçtiğinde bu işaretlerin olduğu yerlere kadar tek başına gidebilsin. Bu birlikte karar vereceğiniz özgürlük sınırlarınız olsun.” demiş.

Bu fikir kaplumbağa ailesinin çok hoşuna gitmiş. Bilge Baykuş’a teşekkür edip evlerine doğru yola koyulmuşlar. Evlerine yaklaştıklarında bazı ağaçlara işaretler koyup sınırlarını belirlemişler. Eve gider gitmez abla kardeş büyük bir sevinçle kendi kabuğuna yerleşmiş. Tavşan ve sincapla eğlenceli oyunlarına başlamışlar.

(8 Yaşındaki Z.Ç. için bağlanma problemine yönelik yazılmıştır.)

Uzm. Ped.Hakan Emanetoğlu-Uzm. Klinik Psk. Rukiye Vatansever

designed by Elma Web Tasarım Stüdyosu | Tüm Hakları Saklıdır. ©2020 hakanemanetoglu.com